İlk Arınma Gecesi (2018)

× Bilgi! Film açılmıyorsa üstteki alternatif Player seçeneklerinden birini seçebilirsiniz.

İlk Arınma Gecesi (2018)

İlk Arınma Gecesi (2018)

Her geleneğin gerisinde bir devrim yatar. Gelecek 4 Temmuz, Amerika'nın senede 1 kez gerçekleşen, 12 saatlik yasadışılığının yükselişine şahitlik edecek. Basit bir tecrübe olarak başlayan harekete hoş geldiniz: İlk Arınma Gecesi. Suç oranını senenin geri kalanında yüzde birin altına çekmek amacıyla Amerika'nın Yeni Kurucu Ataları (NFFA) bir teknik bulur. İzole bir toplulukta bir geceliğine saldırganlığı özgür kılan sosyolojik bir kuramı test etmeye karar verirler. Ancak, saldırganların şiddeti hedeflerinin öfkesiyle karşıladığında, bu tecrübe kent sınırlarından taşacak ve bütün ülkeye yayılacaktır. Söz hususu sosyal tecrübe, yeni Amerika'nın kana bulanmış geleneğinin esasını atacaktır...Filmin yönetmen koltuğunda Burning Sands” ile tanınmış Gerard McMurray oturuyor. Serinin dördüncü devam halkasının senaryosu bir kez daha James DeMonaco yönünden kaleme alınıyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Oscar menfaatli Marisa Tomei, Y'lan Noel, Lex Scott Davis, Melonie Diaz, Joivan Wade ve Luna Lauren Velez gibi isimler yer alıyor. - Gönderen: Quaresmania

1 Dehşet Verici Kötü2 Korkunç3 Çok Kötü4 Kötü5 Ortalama6 İyi7 Güzel8 Çok Güzel9 Harika10 Şaheser (6 votes, average: 7,83 out of 10)
Loading...
Eklenme Tarihi : 27-09-2018
Vizyon Tarihi : 04-07-2018
Ayrıca Film Böyle Tanınır : The Purge 4, 12 horas para sobrevivir: El inicio, Purge: The Island, Първата чистка, A Primeira Noite de Crime, The First Purge, La primera purga: La noche de las bestias, American Nightmare 4: les origines, A megtisztulás éjszakája: A sziget, Ha'tihour ha'rishon, La prima notte del giudizio, Pirmasis isvalymas, 12 horas para sobrevivir: el inicio, Pierwsza noc oczyszczenia, Noaptea judecatii: Începutul, Судная ночь. Начало, Prvá očista, Ilk Arinma Gecesi, The Purge: The Island
Yapım : (2018)
Film Müzikleri : Troy Ave - Uhohhhh, Tbam - Problem Solver, Curly Savv & Dah Dah - Can't Hold Me, Sheck Wes - Mo Bamba, The Dazz Band - Let It Whip, IamG - Catch a Lick, Caligrafi Jones - Dooney Bag, Lil Jon, Offset & 2 Chainz - Alive, 1PLAYY - NASCAR, Rae Sremmurd, Swae Lee & Slim Jxmmi - Guatemala, Rich the Kid - Plug Walk, Desiigner - Up, Maestro Harrell (as M A E S T R O) - Which One Which, Rich the Kid feat. Quavo & Offset - Lost It, Desiigner - Reaper Cometh, Kendrick Lamar - Alright
Filmin Toplam Bütçesi : $13,000,000
Filmin Toplam Hasılatı : $127,212,870

Yönetmen

Oyuncular

 Mugga
Dolores
 Patch Darragh
Chief of Staff - Arlo Sabian
 Marisa Tomei
The Architect - Dr. Updale
 Rotimi Paul
Skeletor
 Siya
Blaise

Yorum Yapmak İster Misin?

Spoiler Ekle
  1. UGuR dedi ki:

    izledim yorumatmayı unutmusum güzel film kesinlikle izlemelisiniz ve izledikten sonra tavsiye etmeyi unutmayın 🙂

  2. KorJawa dedi ki:

    Çok gereksiz bir film olmuş, zencilerle dolu bir çete hikayesi, arınmanın ilk filmi bu şekilde saçma sapan olmamalıydı.

  3. cabriolet1981 dedi ki:

    Bu sefer malesef olmamış.. Güzel başlayan film sonlara doğru neden zenci hakları savunuculuğunu üstlenmiş anlamadım. Serinin önceki filmlerinde de böyle bir şey yok.

  4. tobiasrieper dedi ki:

    Ilk üç filmi izlemiş ve seriyi beğenmiş biri olarak bu filmde birşeyler eksik. Hikaye oyunculuk kurgu. Hepsi hayal kırıklığı. Izlenmese de olur. Serinin en kötüsü.

  5. turntable dedi ki:

    Boş vakitte çerez niyetine izlenebilir. Seriye hakaret gibi olmuş bence. Daha fazla kan görmek istiyorduk

  6. Seymen69 dedi ki:

    Ne kadar güzel bir hikaye yakalamışsın son yılların en etkili film serisi olabilirdi. Son film olmamış gerçekten iyice düşüş olmuş.

  7. denisilin dedi ki:

    Çok uzatmaya gerek yok, etin suyunun suyunun suyu ne kadar lezzetli olursa bu serinin akıbeti benzer oldu! Seriyi takip edenler izleyecektir muhakkak ama beğeneceklerini sanmam. Tavsiye etmiyorum.

  8. khradein dedi ki:

    Son zamanlarda izlediğim en güzel komedi filmiydi.

  9. felistigris dedi ki:

    ilk filmden sonra kalitenin yavaşça düşmeye başladığı son filmde de dibe vurduğu bir yapım. ilk filmdeki yaratıcılıktan eser yok.oyunculuklar yerlerde ve arkadaşların dediği gibi film bir anda siyahilere yapılan zulme dönüşüyor tüm ölenler siyah öldürenler beyaz. sadece müzikler güzeldi onun dışında silahlı çatışma filminden öteye geçememiş bir yapım.

  10. porcelaindoll dedi ki:

    Serinin hayranı olarak başladığım serüvene son vermek için ellerinden gelenleri yapmışlar. Artık bir film serisinde daha zencileri ırkçılık için kattıkları bir konsept görmek istemiyorum. Bir türlü aksiyon , tempo , heyecan unsuru koyamamışlar. Maalesef yüksek tuttukları bu çıtayı geriye itmekten başka bir durum yaratmamışlar.

  11. skyinn dedi ki:

    Sinemada ilk seansa gittim çok sevdiğim bir serinin son filmi diye gitmez olaydım diğer filmler ile konu hariç benzeyek hiç bir şey yok kalite yerlerde oyunculuk bile felaket nasıl kıydınız filme zalımlar siziiii

  12. Rooter dedi ki:

    Seriye yakışacak güzel bir film olmuş sıkılmadan izledim

  13. hasancyp dedi ki:

    Seriye sadık kalmış bir senaryo ve dozunda aksiyon sahneleri ile filmi çok beğendim. Sinemada veya evde seriyi seviyorsanız kesinlikle kaçırmayın. Onun dışında serisinin konusunu saçma bulanlar zaten isteseler de keyif alamazlar.

  14. Bardock dedi ki:

    Gayet de sürükleyici bir filmdi. Purge fikrinin ortaya nasıl atıldığı ve nasıl uygulanmaya başladığı konusunu iyi işlemişler. Filmin temposu bir an için olsun azalmıyor.

  15. Mystixs dedi ki:

    The First Purge,Blumhouse bünyesinde birçok yeni nesil korku filmlerini barındıran bir şirket, zaman zaman güzel işleri olsa da genelde yaptıkları çoğu iş ortalamayı zor geçiyor. Arınma Gecesi serisi bu bağlamda güzel bir fikir üzerinden çıkarken , seri ilk filmiyle bütçesinden dolayı tek mekan bir korku filmi tasarlamıştı.İkinci filmde sokaklarda kalan bir grubu anlatmış ve adeta bir aksiyon filmi kalıbına girmişti. Üçüncü filmiyle de seçimlere gönderme yapmış ve ilk iki filmde yüzeysel işlenen Arınma Gecesinin siyasi cephesine ışık tutmuştu.The First Purge filmi Hollywoodaki çoğu film serisinin yaptığı taktiği kullanarak ilk üç filmin öncesini yine aynı adla pazarlıyor.İlk Arınma Gecesi programı için Staten Island adlı bölge demografik yapısından dolayı uygun bulunuyor ve arınma gecesi burada gerçekleştirmek isteniyor. Film, ilk üç serideki arınma gecesindeki bazı etmenlerin üzerine parantez açmış örneğin arınma gecesini temsil eden mavi çiçeklerin ne anlama geldiği,arınma gecesinde arınan insanların neden maske taktığı,arınma gecesi fikrini ortaya atan "Yeni Kurucu Babalar" topluluğunun aslında neyi amaçladığı gibi.Arınma Gecesi serisindeki karakterler bir istisna hariç genelde tek filmlik karakterler oldukları için üzerinde çok durulmaz ama bu film o konuda biraz ileriye gitmiş, karakterlerle neredeyse bağ kurmak imkansız hepsi olabildiğince yapaylığı işlenmiş. Film gerilim veya korku türünden çok aksiyon cephesine yoğunlaşmış ilk film klostrofobik gerilim kullanıyordu, ikinci filmde yine öyle ama bu film korku cephesinde sadece ardı ardına birkaç jumpscare kullanıyor ve kimi zaman az da olsa korkutuyor. Filmde kesinlikle tek akılda kalıcı karakter "Skeletor" karakteriydi ama ne yazık ki filmin bir yerinden sonra yaralanıyor ,ortadan kayboluyor ve anlamsız bir biçimde filmin sonunda dönüp ölüyor. İlk Arınma Gecesi ilk üç filmdeki açıklanamayan noktaları açıklamak ve siyasi mercek altında incelemek konusunda ortalamanın üzerine çıkıyor. Özellikle başta insanlarla yapılan konuşmalar cidden çok iyi tasarlanmış, Aksiyon sahneleri fena değil ama görsel efektler cidden çok kötü. CGI kan ve yangın efektleri görsel efekt olduklarını çok belli ediyorlar. Parti Sahnesi, Kanalizasyon Sahnesi gibi birkaç hem aksiyon hem de korku anlamından başarılı sahneler olsa da karakterlerin yapaylığı bu sahnelerde göze çok batıyor. Suç çeteleri ,baronlar gibi iyi temaları içerisinde bulundursa da bunun üzerine çok düşmemesi ile adeta kendini dibe batırıyor. Filmin en başarılı yanıysa kesinlikle soundtracki Kendrick Lamar gibi önemli isimleri içeren Hip Hop türünün hakim olduğu güzel bir soundtracki var. Kısacası İlk Arınma Gecesi, ilk üç filmin aksine siyasi yönü biraz daha ağır basan ama korku türünden çok aksiyon tarafına yoğunlaşan bir film olmuş. (Ayrıca The Purge serisi 5 Eylülden itibaren 10 Bölümlük bir sezonla dizi olarak hayatına devam edecek.)

  16. gorkigorki dedi ki:

    Serinin diğer filmlerine benzer tadında bir hikayeydi. Klişede olsa genelde bu zenci çete filan filmleri seviyorum.Bu filmin özgün bir konusu olmasından ötürü ve bu saçma dünyada bu tarz saçmalığı uygulayacak kişilerin olması düşüncesi ,tüylerimi diken diken ettiğinden bu filmi izledim. 6-7 puan arasında kararsız kaldığımdan 7 veriyorum.

  17. yancebimekoy dedi ki:

    Serinin en iyisi "Anarşi". Onun dışında bu filmle birlikte diğerleri de bir halta yaramıyor.

  18. omer16 dedi ki:

    aslında fikir harika.. bu film testere serisi gibi iş yapabilirmiş.. ama gerek kadro seçimi gerekse kurgu yönünden bir üst seviyeye çıkamamış..

  19. levent5238 dedi ki:

    bence serinin en berbat ötesi filmi , hiç bulaşmayın derim ben…

  20. Starks dedi ki:

    Bugün sinemada izledim filmi. Film, serinin diğer filmlerine göre daha zayıf kalmış diyebilirim kurgu ve olayların akışı olarak oysaki bu film konu olarak daha iyi işlenebilirdi. Filmdeki oyuncuların nerdeyse hepsinin siyahi olması beni rahatsız etti açıkçası. Seriyi sevenlere filmi yine de izlemelerini tavsiye ederim ama çok bi şey beklemeyin.

  21. dammak dedi ki:

    Serinin ilk üç filminde olduğu gibi “The First Purge” un hikâyesini de yine James DeMonaco yazmış… Ancak bu kez yönetmen koltuğunda, ilk üç filmdeki James DeMonaco’nun değil de ikinci uzun metrajlı filmini çeken Gerard McMurray’in oturduğunu görüyoruz…

    13 milyon dolarlık son derece mütevazı bir bütçeyle çekilerek (ABD’nin Bağımsızlık Gününün yıl dönümü olan) 4 Temmuz 2018’de vizyona sokulan filmin gişe hasılatı, 6 Eylül 2018 itibarıyla tamı tamına 135,6 milyon dolar… Aslında durum; yapım bütçesi ve hasılat tutarları, 3 – 89 milyon dolar, 9 – 110,6 milyon dolar ve 10 – 118,6 milyon dolar seviyelerinde olan serinin ilk üç filmi içinde çok farklı değildi…

    Aynı şekilde, serinin ilk üç filminin neredeyse yerlerde sürünen izleyici ve yorum puanı ortalamaları da, “The First Purge” un, 5.2/10 (18.514 oy) ve 2.5/5 (1.921 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 5.4/10 (139 yorum) ve 54/100 (39 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritic yorum ortalamalarından çokta farklı bir görünüm sergilemiyordu…

    Yani, bütün filmleri ile sadece yapımcısı Blumhouse Productions’ın yüzünü güldüren “The Purge” projesi, ta ilk günden bu yana gerek izleyiciler ve gerekse de yorumcular tarafından sürekli eleştirilen “vasat” bir film serisi imajından bir türlü kurtulamamıştı…

    Ama gel gör ki, bütün bu somut gerçeklere rağmen, “The First Purge” a ilişkin yapılan yorumlara baktığımda insanlarda, artık her ne hikmetse, ilk üç “şahane” filmin ardından “berbat” bir devam filmi yapılmış gibi bir algı oluştuğunu/oluşturulduğunu görüyorum…

    Filme ilişkin bu "ilginç" algının ardındaki nedenleri daha iyi anlayabilmek için, serinin ilk üç filmini de dikkatle izlemiş biri olarak, her zamanki gibi önceliği yine oyuncu kadrosuna vermek suretiyle gelin filmimize biraz daha yakından bakalım derim…

    Oyuncu kadrosu deyince de, serinin ilk filmi “The Purge” (2013) da Hollywood yıldızlarından Ethan Hawke, ikinci film “The Purge: Anarchy” (2014) ve üçüncü film “The Purge: Election Year” (2016) da ise Frank Grillo başrollerde oynarlarken diğer rollerde, TV film ve dizilerinde isim yapmaya çalışan oyuncular tercih edilmişti… Serinin son filmi “The First Purge” da, rotanın doğrudan TV dünyasına kırıldığını görüyoruz… Muhtemelen, “The Purge” adının artık kendisinin bir marka olduğunu düşünen yapımcılar, pazarlama taktiği olarak bir Hollywood yıldızına ihtiyaç duymadılar…

    Peki, bu konuda yanılmış olabilirler mi?

    Bence, hayır… Özellikle de, filmin 135,6 milyon dolarlık gişe hasılatı ve projenin halen gösterimde olan 10 bölümlük TV dizisi sonrasında…

    Filmin teknik değerlendirmesine hiç girmiyorum… Zira serinin bu dördüncü filminde de, ilk üç filmdeki “C” sınıfı film standardından bariz bir sapma söz konusu değil…

    Kısaca bir iki şeyde, (zayıftan neyi kastettiklerini pek anlamasam da) bazılarının zayıf buldukları filmin hikâyesi hakkında söylemek isterim… Öncelikle bu filmi, en azından filmin ilk 30 dakikasını, “The Purge” denilen faşizan temizlik hareketinin nasıl ve ne şekilde başlatıldığının anlaşılmasına yönelik bir belgesel yahut görüntülü el kitabı gibi görmek ve filmin geriye kalan 68 dakikalık bölümünde gelişen olayları da bu çerçevede yorumlamak gerekir diye düşünüyorum… Ki zaten, ilk yarım saatlik giriş bölümünden sonra kan, şiddet ve dehşet (aynen serinin ilk üç filminde olduğu gibi), 12 saatlik katliam süresinin dolduğunu bildiren siren sesine kadar hız kesmeden devam ediyor…

    Sonuç olarak önerim, eğer serinin ilk üç filmini sevdiyseniz olumsuz eleştirilere aldırmadan bu filmi de gönül rahatlığıyla izlemeniz yönünde olacak… Emin olun bunu da seveceksiniz…

    Keyifli seyirler…